Dr. Büyüközer: “Ürünlerin üzerinde helal logosu olması gerekir”

Hüseyin Kami Büyüközer, marketlerdeki etiketlerde helal logosunun bulunmasının bir tüketici hakkı olduğunu söyledi.

Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Araştırmaları Derneği (GİMDES) Başkanı Dr. Hüseyin Kami Büyüközer marketteki etiketlerde helal logosunun bulunmasının bir tüketici hakkı olduğunu belirtti. Dr. Büyüközer, “Ürünler için kullanılan ‘Helal logo’ İslam dünyasında ve diğer topluluklar arasında da bir pazarlama avantajı haline gelmiş bulunmaktadır. Geçtiğimiz yüzyıl içerisinde, birçok Müslüman ülkede helal olma anlayışı, Kur’an ve Peygamber (SAV)’in sünnetinde tüm Müslümanlara emredilen helal kesimi zorunlu kılan kaidelerle sınırlanmış, sadece et ürünlerine odaklandırılmıştı. Bugün ise helal sertifikalandırmanın bütün ihtiyaç maddelerinde gerekliliği ve helal logonun ayırt edici özelliği İslam ümmeti tarafından anlaşılmış durumdadır” dedi.

“Bugün Müslümanlar helal sertifikaya dayalı ürünler arıyor”

Müslümanların bugün artık sadece güvenliği kabul edilmiş bulunan kurumların helal sertifikaya dayalı ürünleri aradıklarını ifade eden Dr.Büyüközer, “Batıdan ithalat yapan Müslümanların yaşadığı Malezya, Endonezya gibi uzak doğu ülkeleri 20-30 yıl öncesine kadar, Suudi Arabistan, Kuveyt, Dubai gibi Körfez ülkeleri yakın zamana kadar Birleşmiş Milletler Beslenme Kodeksine uyarak Brezilya’dan, Avrupa’dan, Amerika’dan ürünlerini getirtiyorlardı. Bugün Müslüman toplulukların yaşadığı tüm ülkelerde Müslümanlar artık sadece güvenliği kabul edilmiş bulunan kurumlardan alınan güvenilir helal sertifikaya dayalı ürünler arıyorlar” diye konuştu.

Gıdalara renk ve tat vermek için kullanılan katkı maddelerinin insan sağlığını tehdit ettiğini aktaran Dr. Büyüközer, “Siz bir gıda teknoloji uzmanı değilseniz veya kimya ilminde yoğunlaşmamışsanız ‘L-cysteine Hydroklorid’ veya ‘Stearol Laktilat’, ‘Mono sodium glutomat’, ‘Aspartam’ kelimeleri size çok fazla bir şey ifade etmeyecektir. Eğer siz bir Müslümansanız ve bazı hayvan ürünlerinden çıkartılan veya zararlılığı tartışılan gıda katkı maddelerinden kaçınmak zorundaysanız ne yapacaksınız? Gıdalara renk ve tat vermek için kullanılan katkı maddeleri, insan sağlığını tehdit ediyor. Yiyecek ve içeceklerin bozulmalarını önlemek ve raf ömrünü uzatmak için de sıklıkla kullanılan koruyucu katkı maddeleri, tat vermek için kullanılan sentetik tatlandırıcılar en çok çocukları ve hamile hanımları etkiliyor, tehdit ediyor” açıklamalarında bulundu.

“Müslümanların helal sertifikalama olgusu zaruri bir ihtiyaç olarak ortaya çıktı”

Dünyadaki marketlerin raflarını dolduran ürünlerin üretilirken Müslümanların inancına uygun dizayn edilmesi için uğraşılmadığını aktaran Dr.Büyüközer, “Bugün, ister ülkemizde, ister bir başka İslâm ülkesinde ve isterse herhangi bir gayri müslim ülkesinde yaşayan bir müslüman için marketlerin raflarını dolduran gıda maddeleri önemli bir farklılık arz etmemektedir. Hemen hemen hepsinin etiketlerine bakıldığında ‘içindekiler’ başlığı altında ekseriye manalarını bilmediği, kelimeler ve işaretler yer almaktadır. Bir gerçeğin altını kalın çizgilerle çizmemiz gerekir ki bugün dünyadaki bütün marketlerin raflarını dolduran ürünler, koca koca kazanlarda, preslerde, fırınlarda üretilirken, paketlenirken hiçbiri Müslümanların inancına uygun olsun diye dizayn edilmiyor. Bu sebeple, bütün Müslümanlar için, güvenilir bir helal sertifikalama olgusu zaruri bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmıştır” ifadelerini kullandı.

2005 yılından beri verilen mücadeleyle artık etiketlerin üzerinde helal logosu serbestliği bulunduğunu belirten Dr. Büyüközer, “Üstelik Türkiye gibi birçok ülkede Firmaların ürettikleri ürünlerin etiketine Helal olduğunu ifade eden bir ibareyi yazması yasaktı, yazanlara ağır para cezaları veriliyordu. GİMDES olarak 2005 yılından itibaren yıllardır vermiş olduğumuz mücadeleler sonucunda artık etiket üzerinde helal logo serbestliği ülkemizde de tanınmış bulunmaktadır. İslam ülkelerinde helal gıda, helal tüketim konularında Müslümanlara verilen bilgiler ile neleri dikkate almaları konusunda şuurlanmaları sağlanmaya çalışılmaktadır. Ticaret ve iş uygulamaları için tüm dünya ülkeleri arasında artık kabul edilebilir bir yöntem olarak globalleşmenin kuvveti ile Müslüman ülkelerine sunulan ileri işlenmiş gıda ürünleri, kozmetikler ve diğer kişisel bakım ürünlerinden dolayı tüm işlenmiş ürünler için helal sertifikalamanın gerekliliği ve helal logo kullanımının önemi konularında yoğun bir bilinçlenme başlamıştır” dedi.

Ürünün etiketinde helal logosunun gerekli olması gerektiğini bildiren Dr. Büyüközer sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu bilinçlenme helal, sağlıklı, tayyib, kaliteli vb. özellikleri içeren helal sertifikalandırılmış bir ürünün etiketinde helal logonun gerekli olması gerçeği ile devam etmektedir. Tüketici hakkımız olarak ayırt edilebilir, seçilmiş bir ürün özelliği taşıyan helal sertifikalı ürünlerin kolaylıkla tanınabilirliği ve ayırt edilebilmesi helal logo ile artacaktır. Nasıl bir Musevi için ‘Kosher’ logolu ürün ona bir seçme ve tercih hakkı veriyorsa; ‘Helal’ logolu ürün de Müslümana bu hakkı vermektedir. Bu hakka sahip çıkma görevi ise herkesten önce Müslümanlara düşer ve Müslümanlar bu haklarını sonuna kadar aramalıdır”.

Bir önceki yazımız olan Tuzlalı çocuklar, bayramlarını coşkuyla Kutladı başlıklı makalemizde Bilim Teknoloji, Borsa ve Döviz hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir